Yolculuk! Bazı kelimeler vardır, cümle kurmanıza gerek kalmaz. Enerjisiyle sarar sarmalar sizi…

Turumuzun adı “Akdeniz’den Toroslara Bir Yolculuk ve Elmalı’da Bağbozumu” yazıyordu ama bu tarihte bağbozumu olamayacağını da hepimiz biliyorduk. Turla seyahate çıkmayalı sanırım 5-6 yıl oldu. Son yaptığım batı Karadeniz turundan sonra Tövbe dememiştim ama tövbeden beter duruma düşmüştüm. O nedenle çok güvendiğim kişiler önermese asla bu tura da katılmazdım. Havaalanında uçağın biniş kapısında tur lideri bizi karşılayacaktı. Kapıya geldiğimde telefon etmeden kimin tur lideri olduğunu tahmin etmek için bakınınca hemen buldum. Küçük valizi, valizin üzerinde tuttuğu küçük bir çanta ve Indiana Jones şapkası ile tur liderimiz karşımda duruyordu. Hemen gidip tanıştım, tabi ki yanılmamıştım. Tur programını verip turda sadece 5 kişi olduğumuzu söyleyince pek sevdim kendisini 🙂

Tur arkadaşlarımızdan ikisi karı koca doktor ve kızları yurt dışında sanat tarihi doktorası yapıyor. Diğer tur arkadaşımız da arkeoloji meraklısı bir mali müşavir hanım. Sizce de bu gezi muhteşem olmaz mı? Ve öyle de oldu.

Antalya hava alanından Phaselis’e (Faselis) doğru yola çıktığımızda ben sanki zamanda yolculuk yapıyordum. Buralara gelmeyeli ne çok yıl geçmişti. Ah muhteşem Phaselis! Senin kalbinden denize girdiğimde nasıl da mutluydum. Yaklaştıkça kalbimin sesi öyle coşmuştu ki, orkestrasını yönetemeyen orkestra şefi gibiydim. Acaba her şey aynı kalabilmiş miydi?

M.Ö. 1.ci yüzyılın ortalarında, 23 kentin birleşmesiyle oluşan “Likya Birliği” tarihteki ilk demokratik birlik olması açısından çok önemli. Dolayısıyla günümüz demokratik sistemleri için de esin kaynağı olmuş. Likya Birliğinin önemli şehirlerinden biri de Phaselis.

Phaselis, Antalya’ya yaklaşık 55 km, Kemer’e 16 km uzaklıkta bulunan antik Likya kentlerinden biri. Şehir, İ.Ö. 333’de Büyük İskender’i altın taçla karşılamaları ile şehir tarihinin en renkli sayfalarını yaşamış. İskender’den sonra bir çok kere el değiştiren Phaselis, İ.Ö. 167’de Likya Birliğine üye olup birlik sikkelerini basmış.  İ.Ö. 43’de Roma egemenliğine girmiş ve bu dönem şehirde yeniden yapılanma ve en az 300 yıl sürecek refahın başlangıcı olmuş.

 

 

Heredot, Likyalılar hakkında şu saptamaları yapmış: Likyalılar’ın kökeni eski devirlerde Yunan olmayan halkın yaşadığı Giritmiş. Fakat hiç kimseye benzemeyen bir töreleri varmış. O da babaları yerine analarının adını kullanmalarıymış.

Seviyorum ben bu Likyalıları, üreten enerjiye saygılı,akıllı insanlarmış.

 

 

 

 

Coğrafi konumu önemli bir liman kenti olduğunu gösteriyor. Üç önemli limana sahip:Biri yarımadanın kuzeyinde diğeri kuzeydoğuda üçüncüsü ise güneybatı kıyısında.

Günümüze çoğunlukla Roma ve Bizans dönemi kalıntıları ulaşmış. Bunlar şehrin ana aksını oluşturan ve Kuzey-Güney limanlarını birleştiren ana caddenin iki yanında sıralanmış.

“Cadde, agora ile tiyatro arasında genişleyerek küçük bir meydan oluşturur. Meydanın güneydoğu köşesinde basamaklar tiyatro ve akropolise ulaşımı sağlar. Tiyatro küçük boyutlu tipik bir Hellenistik dönem tiyatrosudur. Roma döneminde sahne binasının eklendiği, Geç Bizans’ta ise sahne binası duvarının kısmen şehri koruyan yeni surların bir parçası olduğu kalıntılarından anlaşılır.”

Günümüze ulaşan en anıtsal yapı ise su kemerleri. Şehrin ihtiyacı olan su, kuzeydeki tepede yer alan kaynaktan getirilmekteymiş.

Tarihçiler şehrin baş tanrıçasının savaşın ve bilgeliğin tanrıçası Athena olduğunu yazarlar. Henüz bulunamamış olan Athena tapınağı ve diğer önemli yapıların bugün ormanla kaplı akropol tepesinde yer aldığı düşünülmekte.

Bu muhteşem antik kentten denize girmek gerçekten büyük bir ayrıcalık. Ben 25 yıl önce buradan denize girdiğimde kimsecikler yoktu. Şu an Kasım ayının başındayız ve yine çok tenha ama yaz aylarında çok kalabalık olduğunu söyledi rehberimiz. Ayrıca girişin ücretli olduğunu da belirteyim.

Suyun sıcaklığını kontrol ettim, sıcacıktı. Biz Finike’ye doğru yola çıktığımızda parmaklarım hala suyun içinde beni bekliyordu 🙂 Eh Finike’de nefis bir balık ziyafetinin sonunda bir sonraki antik kentimizin heyecanı çoktan sarmalamıştı hepimizi…

Gelecek yazımız: Arikanda Antik Kenti ve Elmalı’da şarap tadımlı akşam yemeği.

Detaylı bilgi için:

http://www.antalyamuzesi.gov.tr/tr/phaselis-orenyeri

http://www.muze.gov.tr/tr/muzeler/phaselis-orenyeri

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here