18 Ekim 2017 Çarşamba 14:06:02

Eylül-2

  Eylül Ayının 2. gezisinin başlangıç noktasını  Edirnekapı olarak belirledim ve trafik korkum beni yine Metrobüs’e yönlendirdi. Buralara gelmeyeli ne çok yıl geçmiş ve ne yazık ki bütün bu zaman diliminde her yer beton ve taşla kaplanmış. Metrobüsten indikten sonra merdivenleri...
Biz Anadoluyuz. Bu toprakların her parçasına hücrelerimiz dağılmış. Okun bir ucu kalbimize diğer ucu Anadolu'nun tam merkezine saplanmış. Her an bizi daha fazla keşfe zorlayan büyü; dağılan hücrelerimizin her parçasıyla tek tek buluştuğumuzu hissettiriyor. Bu duyguyu her an yaşayacağımız güzellikler...
Nedenli ya da nedensiz, geç kalınır bazen… Sanırım bu geç kalma durumuna çok içten bir ah çektim ve bir ay içinde iki kere gelmek kısmet oldu bu güzel kente. Hani bazı şehirler çok yorgundur; insanı, yolları, otu, börtü böceği… Bazı şehirler...

Eylül-1

Eylül, sokak sokak gezebileceğim, keşifler yapacağım, ruhumun en derin noktasına dokunan en güzel ay. Gerçi Mayıs ayı içinde benzer duygular taşırım ama, o biraz daha farklı. Mayıs; yazı karşılar, deniz ve güneşi getirir ardından. Oysa Eylül dingin ve huzurludur… Öncelikle...
Soğukla aram hiç iyi olmadı! Sevmeye çalıştım ve başardığım anlarda oldu inanın! Battaniyenin içinde ısınmaya çalışırken, bir bardak çay ve ona eşlik eden redkitler… Ama bütün bu dayanmaya çalışmaların en güzel anları baharı düşündüğüm, hayalini kurduğum anlardı. Önce erguvanlar...

POPÜLER YAZILAR

SOSYAL MEDYA HESAPLARIMIZ

0BeğenenlerBeğen
10TakipçilerTakip Et

REKLAM

- Reklam -

FAVORİLER